DÜNYA

Davos’tan dünyaya mesaj: Küresel ekonominin merkezinde Avrasya olacak

Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yıllık toplantısında devlet başkanı seviyesinde gerçekleşen Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak (Defining Eurasia's Economic Identity) paneli, bölgenin güçlü liderlerini ve iş dünyasını bir araya getirdi.

İsviçre'nin Davos kasabasında 19-23 Ocak tarihleri arasında ‘Diyalog Ruhu’ temasıyla 56’ncısı düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamındaki ‘Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak’ başlıklı panelde, Türkiye’yi de kapsayan coğrafyanın gelecek vizyonu tartışıldı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in katıldığı panelde iş dünyasını Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir temsil etti. Panelde, Avrasya’nın küresel sanayi ve enerji ekosistemi açısından stratejik bir üretim ve hammadde merkezi olacağı öngörüleri öne çıktı.

''Yatırımlar barış ikliminde hayat bulur''

İş dünyasının Avrasya coğrafyasıyla ilgili değerlendirmelerini aktaran Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Doğu-Batı hattındaki stratejik konumu ve Orta Asya ülkeleri ile ekonomik-siyasal ilişkileri dolayısıyla Türkiye’nin bölgede önemli bir oyuncu olduğunu söyledi. Özdemir, şöyle devam etti:

"Yatırımlar ancak barış ve uzun vadeli istikrarın tesis edildiği bir güven ikliminde hayat bulabilir. Bugün Davos’ta bölge liderlerinin kalıcı huzur ve refah yolunda sergilediği kararlılık, biz yatırımcılar için en somut davettir. Altyapıyı sadece yollardan veya demiryollarından ibaret görmemeliyiz; Orta Koridor gibi projeler dijital ağları, enerji hatlarını, lojistik merkezleri ve yeni yaşam alanlarını kapsayan devasa bir ekosistemi temsil ediyor. Eğer her ülkenin paydaş olduğu, çıkarların ortak bir zeminde buluştuğu güçlü bir ekonomik yapı inşa edebilirsek, bu barışı sarsılmaz ve kalıcı hale getiririz. İş dünyasının temsilcileri olarak bizler, barışı sadece yatırımlarımız için bir zemin olarak görmüyoruz. Ayrıca, hayata geçirdiğimiz her projeyle bu barış iklimini kalıcı kılacak ekonomik bağları ve ortak refahı inşa etmeyi bir sorumluluk kabul ediyoruz."

Türkiye’nin Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinde üstlendiği garantör ve kolaylaştırıcı rolün Orta Koridor’un gerçek potansiyeline ulaşması için hayati bir önem taşıdığını da sözlerine ekleyen Özdemir, "Bölge ülkeleri olarak artık daha entegre bir vizyonla hareket etmeli ve yerel potansiyeli küresel ölçekte bir iş birliğine dönüştürmeliyiz. Sınırların açıldığı, ticaretin dijitalleştiği ve verinin maldan daha hızlı hareket ettiği bir sistem kurduğumuzda, Avrasya küresel ekonominin merkezine oturacaktır. İş dünyasının liderleri olarak geleceğe iyimserlikle bakmak zorundayız; çünkü bölgemizde yükselen bu yeni barış ve istikrar zeminini kalıcı eserlerle yükseltecek olan bizleriz. Türkiye’nin birleştirici gücüyle yeni köprüler kurmaktan ve bu stratejik resmin bir parçası olmaktan büyük gurur duyuyoruz" dedi.

Liderlerden barış vurgusu

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev panelde yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile Ermenistan arasında barışa yönelik atılan adımların artık somut sonuçlar üretmeye başladığını söyledi. Geçen yıl Washington’da varılan mutabakatın tarihi bir eşik olduğunu belirten Aliyev, barışın yalnızca iki ülke için değil, tüm Güney Kafkasya’nın istikrarı ve ekonomik entegrasyonu açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ulaşım ve bağlantı hatlarının açılmasının bölgesel iş birliğini güçlendireceğini ifade eden Aliyev, barış ortamının günlük hayata ve ekonomiye olumlu yansımalarının giderek daha görünür hale geleceğini dile getirdi.

Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan ise kısa süre önce savaşın gölgesinde olan iki ülkenin bugün barış ve iş birliğine odaklandığı bir sürece girmiş olmasını olağanüstü bir sonuç olarak değerlendirdi. Geçmişe takılmak yerine ileriye bakmanın önemine vurgu yapan Haçaturyan, Ermenistan ve Azerbaycan vatandaşlarının ticaret ve karşılıklı etkileşimle günlük yaşamlarında normalleşmeyi hissedecekleri bir dönemin yakın olduğuna dikkat çekti. Haçaturyan paneldeki konuşmasında ayrıca, Türkiye ile sınırların yeniden açılmasının her iki ülke için de yararlı olacağını sözlerine ekledi.

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic de Avrasya’nın ekonomik kimliğinin ancak kalıcı bir siyasi istikrarla anlam kazanabileceğine dikkat çekti. Bölgedeki ulaşım ve enerji koridorlarının başarısının, ülkeler arasındaki ‘barış iklimine’ bağlı olduğunu belirten Vucic, barışın sadece diplomatik bir söylem değil, yabancı yatırımları bölgeye çekmek ve Orta Koridor’u işler kılmak için en temel ‘altyapı taşı’ olduğunu söyledi.