GÜNDEM

Cuma hutbesinde "Filistin ile dayanışma" çağrısı

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan cuma hutbesinde, Gazze'de tüm dünyanın gözü önünde tarihin en büyük zulmünün yaşandığı belirtilerek, "Ümmet-i Muhammed olarak bize düşen, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, kardeşlik hukukumuzu canlı tutmak ve Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesinde onlara maddi ve manevi destek olmaktır." ifadesi kullanıldı.

"Zulümle Abat Olunmaz" konulu hutbe, cuma vakti Türkiye genelindeki camilerde okundu.

İslam'a göre bütün insanların din, can ve mal dokunulmazlığına sahip olduğu vurgulanan hutbede, rahmet elçisi olarak gönderilen Hazreti Muhammed'in savaşın bir ahlak ve hukuku olduğunu tüm dünyaya öğrettiği, savaşta dahi olsa kadınlara, yaşlılara, çocuklara, mabetlere, hatta bitki ve hayvanlara asla zarar verilmemesini emrettiği anımsatıldı.

Hazreti Ömer'in özgürleştirdiği ve barış yurduna dönüştürdüğü Kudüs'te, Filistin'de yine masum canların hayattan koparıldığı vurgulanan hutbede, "Mümin kardeşlerimiz, yerlerinden ve yurtlarından edilmektedir. Dünyanın en tahrip edici bombaları altında masum çocukların, kadınların ve yaşlıların feryatları, vicdanı ve insafı olan herkesi derinden yaralamaktadır." ifadeleri kullanıldı.

Yaklaşık bir asır önce Filistin topraklarında barış ve huzura son verilerek fitne ve zulmün tohumları ekildiği anlatılan hutbede, şunlar kaydedildi:

"İsrail, Müslüman coğrafyanın bağrına saplanan paslı bir hançer gibi işgal ettiği topraklarda Müslümanlara zulmün her çeşidini reva gördü. Barışın yurdu bu topraklara girdiği günden bu yana, uluslararası hukuku ve insan haklarını yok saydı. İnsanlığın en kadim şehirlerinden biri olan ve ilahi dinlerin kutsal kabul ettiği Kudüs'ün saygınlığına halel getirdi. İlk kıblemiz ve kutsal mabedimiz olan Mescid-i Aksa'nın dokunulmazlığını ihlal etti."

"Gazze'de tarihin en büyük zulmü yaşanmaktadır"

İsrail'in Gazze'yi yıllardır dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürdüğü belirtilen hutbede, şöyle devam edildi:

"İsrail, abluka altına aldığı Gazzeli kardeşlerimizin en temel ihtiyaçlarını temin etmelerine bile engel olmuştur. Kardeşlerimiz yerinden ve yurdundan edilmiştir. Mal ve mülkleri haksız bir şekilde ellerinden alınmıştır. Onlara hiçbir şekilde hayat hakkı tanınmamıştır. Siviller, kadınlar, çocuklar, yaşlılar, topyekun bir halk korkunç silahlarla bombalarla katledilmiştir. Gazze'de bugün tüm dünyanın gözü önünde tarihin en büyük zulmü yaşanmaktadır. Bütün bu baskı ve zulümlerin karşısında Müslümanlara özgürlük mücadelesinde direnmekten başka çare kalmamıştır."

Tarihin, zulümle abat olunamayacağını gösterdiği anlatılan hutbede, şunlar ifade edildi:

"Ümmet-i Muhammed olarak bize düşen, birlik ve beraberlik içinde hareket etmek, kardeşlik hukukumuzu canlı tutmak ve Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesinde onlara maddi ve manevi destek olmaktır. İşgal edilen topraklarına yeniden kavuşmaları için topyekun gayret göstermektir. Hak ve adalet mücadelesi verirken İslam'ın koyduğu sınırları asla aşmamaktır. Yanlış ve yanıltıcı bilgi ve paylaşımlara itibar etmemektir. Her alanda güçlü olmak ve yeryüzünde adalet ve merhametin teminatı olacak bir medeniyeti yeniden inşa etmek için var gücümüzle çalışmaktır."