Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç, Sözcü TV’de yayımlanan özel röportajda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Programda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu, Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman ve yargı süreçlerine dair değerlendirmeler öne çıktı. Arınç, İmamoğlu’nun tutukluluğunu tek bir çerçevede ele almanın doğru olmadığını ifade ederken, siyasi süreçlerde yapılan erken hamlelerin risklerine dikkat çekti.

Mersin'de dolu etkili oldu
Mersin'de dolu etkili oldu
İçeriği Görüntüle

İMAMOĞLU'NUN TUTUKLULUĞU VE ERKEN ADAYLIK TARTIŞMASI

Bülent Arınç, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin yaptığı erken açıklamaların süreci etkileyebileceğini dile getirdi. Arınç, siyasette zamanlamanın önemli olduğunu vurgulayarak, erken yapılan çıkışların farklı sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Bu çerçevede Arınç, İmamoğlu’nun adaylığını erken açıklamasının siyasi riskler barındırdığına işaret etti.

Arınç, değerlendirmesinde “Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı bana göre çok erken açıklandı. Erken adaylık açıklanmasaydı belki tutuklanmazdı” ifadelerini kullandı. Siyasette sıkça kullanılan bir deyime atıfta bulunan Arınç, erken hamlelerin bedelinin olabileceğini belirtti. Bu sözler, İmamoğlu’nun tutukluluğu ve siyasi sürecin zamanlaması açısından dikkat çekici bulundu.

“NE TAMAMEN HUKUKİ NE DE TAMAMEN SİYASİ”

İmamoğlu’nun tutukluluğunun yalnızca hukuki ya da yalnızca siyasi bir zeminde değerlendirilmesini doğru bulmadığını söyleyen Arınç, sürece daha temkinli yaklaşılması gerektiğini ifade etti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçimle gelmiş bir ismin tutuklanmasının çok boyutlu ele alınması gerektiğini belirten Arınç, bu konuda kesin bir niteleme yapmaktan kaçındı.

Arınç, açıklamasında “Belediye başkanlığını seçimle kazanmış bir isim. Tutukluluğu için ‘tamamen hukuki’ ya da ‘tamamen siyasi’ demem doğru olmaz” dedi. Bu sözler, İmamoğlu’nun tutukluluğu konusunda dengeli bir yaklaşım benimsediği şeklinde değerlendirildi.

TANINMIŞ İSİMLERİN TUTUKLU YARGILANMASINA KARŞI DURUŞ

Bülent Arınç, uzun süredir savunduğu ilkesel tutumunu da programda yeniden dile getirdi. Toplumda belli bir konumda bulunan, kamuoyunda tanınan kişilerin tutuklu yargılanmasına karşı olduğunu belirten Arınç, bu görüşünü yaklaşık on yıldır sürdürdüğünü söyledi.

Arınç, “Toplum içinde belli bir mevkide bulunmuş, kim olduğu herkesçe bilinen kişilerin tutuklanmasına karşıyım” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımını yalnızca Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluğu ile sınırlı tutmadığını belirten Arınç, yargı süreçlerinde tutukluluğun istisnai bir tedbir olması gerektiğini vurguladı.

TAYFUN KAHRAMAN DEĞERLENDİRMESİ

Programda Gezi davası kapsamında tutuklu bulunan Tayfun Kahraman da gündeme geldi. Arınç, Kahraman hakkında daha önce de benzer görüşler dile getirdiğini hatırlattı. Kahraman’ı hiçbir zaman “hükümeti devirecek bir figür” olarak görmediğini ifade eden Arınç, bu değerlendirmesinin arkasında durduğunu söyledi.

Arınç’ın bu açıklamaları, yargılamalara bakışındaki genel yaklaşımın bir parçası olarak değerlendirildi. Kamuoyunda bilinen isimlerin tutukluluk süreçlerinin daha dikkatli ele alınması gerektiği yönündeki görüşünü yineledi.

İMAMOĞLU NEDEN TUTUKLANMIŞTI?

Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında “görevi kötüye kullanma” ve “yargı organlarını etkilemeye teşebbüs” iddialarıyla gözaltına alınmıştı. Gözaltı sürecinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanan İmamoğlu’nun tutukluluğu kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.

İmamoğlu ve avukatları, yöneltilen suçlamaları reddederken, dosyaya ilişkin yargı sürecinin devam ettiği biliniyor. İmamoğlu’nun tutukluluğu, hem siyasi hem de hukuki yönleriyle tartışılmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi