BİRİKİM, TECRÜBE VE VİZYON: MEHDİ EKER

Bazı insanlar vardır sadece siyaset yapmaz, aynı zamanda temsil ettiği şehirlerin hafızasında iz bırakır. İşte Sayın Mehdi Eker de o isimlerden biridir. Ben kendisiyle 3 Kasım 2002 yılında Diyarbakır’dan Milletvekili adayı olduğu günlerden beri tanışırım.

O günden bugüne geçen yıllar boyunca sadece bir siyasetçiyi değil, aynı zamanda vizyon sahibi, birikimli ve mütevazı bir devlet adamını yakından tanıma fırsatı buldum.

Her zaman şunu gururla söylemişimdir. Böylesine derin bir birikime, güçlü bir zekaya ve geniş bir vizyona sahip bir siyasetçinin Diyarbakır’ı temsil etmesi, bizler için ayrı bir onur olmuştur.

Sayın Eker, sadece siyasette değil, edebiyattan kültüre, düşünce dünyasından devlet yönetimine kadar birçok alanda donanımlı, tecrübeli ve ufku geniş bir isimdir. Üstelik tüm bu birikimin yanında onu farklı kılan en önemli özelliklerinden biri de mütevazı ve samimi kişiliğidir.

Bugün böylesine önemli bir uluslararası görev için aday gösterilmesi elbette tesadüf değildir. Bu durum hem Türkiye’nin yetiştirdiği değerli bir devlet insanına duyulan güvenin hem de Diyarbakır’dan çıkan bir değerin dünya ölçeğinde takdir edilmesinin göstergesidir. Biz Diyarbakırlılar için ise bu gelişme ayrı bir gurur ve mutluluk vesilesidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki akşam AK Parti Genel Merkezi’nde düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı bir açıklama, sadece Türkiye’de değil uluslararası tarım camiasında da dikkatleri üzerine çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski Tarım ve Orman Bakanı Mehmet Mehdi Eker’i Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörlüğü için aday gösterme kararı aldıklarını açıkladı.

Bu açıklama aslında sürpriz değil, aksine yerinde ve stratejik bir tercih olarak değerlendirilmeli.

Çünkü Mehdi Eker, sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da tarım politikaları konusunda saygınlığı ve birikimiyle tanınan bir isimdir.

Diyarbakır’dan çıkan, mütevazı ama bir o kadar güçlü bir siyasi ve bürokratik kariyere sahip olan Eker, yıllarca yürüttüğü Tarım Bakanlığı döneminde Türkiye’nin tarım politikalarında köklü dönüşümlere imza atan isimlerin başında geldi.

Türkiye tarımının modernleşmesi, üreticinin desteklenmesi ve gıda güvenliğinin güçlendirilmesi noktasında attığı adımlar bugün hala konuşuluyor.

Özellikle çiftçinin üretimde kalmasını sağlayan destek politikaları, hayvancılıkta atılan yapısal adımlar ve tarımsal üretimde planlama anlayışı Eker döneminde ciddi bir ivme kazandı.

Ancak Mehdi Eker’i sadece bir bakan olarak değerlendirmek eksik olur.

O, aynı zamanda vizyon sahibi bir tarım stratejisti.

Tarımı yalnızca bir üretim alanı olarak değil, aynı zamanda gıda güvenliği, sürdürülebilir kalkınma ve küresel istikrarın temel unsurlarından biri olarak gören bir anlayışa sahip.

Bugün dünya ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya.

İklim değişikliği, savaşlar, enerji maliyetleri ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar, gıdayı artık sadece ekonomik değil stratejik bir mesele haline getirdi.

Tam da böyle bir dönemde FAO gibi dünyanın en önemli tarım ve gıda kuruluşunun başına tecrübeli, vizyon sahibi ve sahayı bilen bir ismin gelmesi büyük önem taşıyor.

Mehdi Eker bu anlamda güçlü bir aday.

Hem akademik altyapısı hem de yıllara dayanan siyasi ve idari tecrübesi onu uluslararası arenada son derece güçlü bir figür haline getiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tercihi aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası kurumlarda daha etkin rol alma iradesinin de bir göstergesidir.

Türkiye artık sadece bölgesinde değil, küresel meselelerde söz söyleyen bir ülke olma iddiasını her alanda ortaya koyuyor.

Tarım ve gıda politikaları da bunun en önemli başlıklarından biri.

Eğer Mehdi Eker FAO Genel Direktörlüğü görevine seçilirse, bu sadece bir kişinin başarısı olmayacaktır.

Bu aynı zamanda Türkiye’nin bilgi birikiminin, tecrübesinin ve vizyonunun dünya tarım politikalarına yön vermesi anlamına gelecektir.

Diyarbakır’dan çıkıp dünya tarımının en önemli kurumlarından birinin başına aday gösterilmek…

Bu bile başlı başına önemli bir hikayedir.

Ve bu hikayenin merkezinde çalışkanlığı, entelektüel birikimi ve devlet tecrübesiyle öne çıkan Mehmet Mehdi Eker vardır.

Şimdi gözler uluslararası camiada.

Ancak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Eğer dünya tarımı için tecrübe, vizyon ve sahayı bilen bir lider aranıyorsa, Mehdi Eker bu görevin en güçlü adaylarından biridir.

Türkiye’nin yetiştirdiği bu değerli ismin, küresel gıda politikalarına yön verecek bir noktaya gelmesi hem ülkemiz hem de dünya adına önemli bir kazanım olacaktır.