Bir Sanatçı, Bir Eğitimci, Bir Diyarbakır Kadını
Gülay Laçin
“Abdo’nun mezarını kayadan oyun,
Mezarın üstüne mermer taşı koyun,
Abdo’nun yerine Müslüm’ü koyun,
Vurma dedim zalim vurma yaram derindir,
Yaram sağalırsa Mevlam kerim kerimdir.”
Diyarbakır’ın sokaklarında yankılanan bu ezgiler, yalnızca bir türkünün sözleri değil; bir şehrin hafızası ve ortak sesidir.
Gülay Laçin de hayatını bu sesi yaşatmaya, öğretmeye ve gelecek kuşaklara aktarmaya adayan isimlerden biri.
Diyarbakır’da dünyaya geldi. Müziğe Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesinde başladı. Henüz öğrenciyken TRT Diyarbakır Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu’nda yer aldı ve TRT’nin açtığı sözleşmeli sanatçı sınavını birincilikle kazanarak aynı kurumda korist ve solist olarak görev yaptı.
Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümünü tamamladı. Yüksek lisansını Erciyes Üniversitesinde, doktorasını ise Gazi Üniversitesinde yaptı.
Diyarbakır Güzel Sanatlar Lisesinde öğretmenlik yaptı, TRT Diyarbakır Radyosu Çocuk Korosu’nu yönetti ve Dicle Üniversitesinde görev aldı. Ulusal ve uluslararası konserlerde solist olarak sahneye çıktı.
Bugün Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarında Dr. Öğretim Üyesi ve Müdür Yardımcısı olarak akademik çalışmalarını sürdürüyor.
Ancak Gülay Laçin’i yalnızca sanatçı ve akademisyen kimliğiyle anlatmak eksik olur.
Özel yetenekli çocukların eğitimi ve Diyarbakır’ın musiki mirası üzerine yaptığı çalışmalarıyla, hem geçmişe hem de geleceğe dokundu.
Çünkü onun için müzik, yalnızca söylenen bir türkü değil; yaşatılması gereken bir mirastı.
Ve belki de en önemlisi…
Gülay Laçin, sesiyle türkülere hayat veren; yetiştirdiği öğrencileri ve bilimsel çalışmalarıyla Diyarbakır’ın musiki mirasını geleceğe taşıyan bir Diyarbakırlı kadın.