Bir Destanın Adı: Filenin Sultanları

Dün akşam, futbolseverler için de oldukça hareketli bir gündü. Süper Lig’de önemli karşılaşmalar oynanırken, televizyon ekranlarında futbol heyecanı yaşanıyordu. Ancak benim için dün akşamın adresi belliydi. Filenin Sultanları!

Futbol maçlarını bir kenara bıraktım, bütün dikkatimi ay-yıldızlı kızlarımıza verdim. Maç başladı, ben de ekranın karşısında yerimi aldım. İlk setle birlikte heyecan yükseldi. İtalya’nın üstünlüğü karşısında zaman zaman gerildim, millilerimizin aldığı her sayıda sevindim.

Hop oturdum, hop kalktım!

Bir sayı geldi, ayağa fırladım…

Bir blok geldi, heyecanlandım…

Bir hata oldu, üzüldüm…

Ama hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Çünkü karşımdaki takım sıradan bir takım değildi. Onlar Filenin Sultanları’ydı.

Ay-yıldızlı yürekler yine tarih yazdı… Türkiye’nin gururu, Avrupa’nın zirvesinde! Maşallah!

Evet. Bazı zaferler vardır…

Sadece bir kupayı kazandırmaz.

Bir ülkenin yüreğini aynı anda attırır, milyonları aynı heyecanda buluşturur, gençlere umut verir, çocuklara hayal kurdurur. İşte Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonluğu tam da böyle bir zaferdir.

Bu kez rakip İtalya’ydı. Zorlu mücadele, beş sete uzandı. Skor tabelası zaman zaman Türkiye’nin aleyhine döndü. Ama ay-yıldızlı formayı taşıyan o büyük yürekler hiçbir zaman pes etmedi.

İtalya ilk seti aldı. Türkiye ikinci sette müthiş bir geri dönüşe imza attı. İtalya üçüncü sette yeniden öne geçti. Ve ardından…Filenin Sultanları sahneye çıktı!

Dördüncü sette ortaya konulan mücadele, yalnızca teknik bir üstünlük değildi. O set, inancın, sabrın ve takım olmanın göstergesiydi.

Karar setinde ise artık kelimeler yetersiz kaldı.

15-10!

Ve Avrupa’nın zirvesinde yine Türkiye vardı. Filenin Sultanları, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu oldu.

Bir başka ifadeyle…Türkiye, Avrupa’nın voleyboldaki tahtını bırakmadı. Bu başarı tesadüf değil.

Bu başarı, yıllarca verilen emeğin, altyapılarda yetişen sporcuların, teknik ekiplerin, antrenörlerin, ailelerin ve tribünlerde takımını yalnız bırakmayan milyonların ortak eseridir.

Bugün Türkiye’de bir kız çocuğu voleybol topunu eline alıp “Ben de Filenin Sultanları gibi olmak istiyorum” diyorsa, işte asıl büyük zafer budur.

Çünkü spor yalnızca madalyadan ibaret değildir. Spor, hayal kurdurur. Spor, özgüven verir. Spor, birlikte başarmayı öğretir.

Filenin Sultanları da Türkiye’ye bunların hepsini fazlasıyla yaşatıyor.

Daniele Santarelli yönetiminde 2023 yılında başlayan büyük başarı hikayesi, bugün yeni bir boyuta ulaştı.

2023’te Milletler Ligi…

2023’te Avrupa Şampiyonluğu…

2023’te Dünya Kupası… Ve şimdi 2026’da gelen yeni zaferler…

Santarelli yönetimindeki milli takım, beşinci büyük şampiyonluğuna ulaştı. Bu tablo, Türk kadın voleybolunun geldiği noktayı anlatmak için başlı başına yeterlidir.

Üstelik 2026 Avrupa Şampiyonası’nda dokuz maç oynayan milliler, sekiz galibiyet ve yalnızca bir yenilgiyle şampiyonluğa ulaştı.

Yani bu kupa… Alın teriyle, mücadeleyle ve hak ederek kazanıldı.

Bu takımın en güzel tarafı ise tek bir yıldızın değil, bir takımın kazanıyor olması. Bir gün Vargas çıkar sorumluluk alır… Bir gün Zehra Güneş bloğuyla rakibin umutlarını keser… Bir gün Eda Erdem Dündar tecrübesiyle takımına liderlik eder…

Bir başka gün kenardan oyuna giren bir oyuncu kaderi değiştirir.

İşte takım olmak budur. Bir oyuncunun kötü gününde diğerinin elini uzatmasıdır. Birinin düştüğü yerde diğerinin ayağa kaldırmasıdır. Skor ne olursa olsun mücadeleyi bırakmamaktır.

Ve en önemlisi…Ay-yıldızlı formanın hakkını vermektir.

Bu büyük şampiyonluğun İstanbul’da, Sinan Erdem Spor Salonu’nda, binlerce taraftarın önünde gelmesi de ayrıca anlamlı. Tribünler doldu. Türk bayrakları dalgalandı.

“Türkiye” sesleri salonu inletti. Sahadaki mücadele ile tribündeki coşku birbirine güç verdi. Çünkü milli takım yalnızca sahada oynayan 14-15 sporcudan ibaret değildir. Milli takım, o formaya gönül veren milyonlarca insanın ortak değeridir.

Filenin Sultanları sahaya çıktığında Türkiye’nin dört bir yanında televizyonların başına geçen çocuklar, gençler, anneler, babalar aynı heyecanı yaşadı.

İşte sporun birleştirici gücü budur. Avrupa Şampiyonluğu’nun bir başka tarihi anlamı daha var. Bu büyük başarıyla Türkiye, 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılma hakkı elde etti.

Kadın voleybolunda Avrupa kıtasından olimpiyat kotasını alan ilk ülke olarak da tarihe geçti. Şimdi önümüzde yeni bir hedef var. Los Angeles 2028!

Avrupa’nın zirvesine çıkan bu takımın artık gözünü dünyanın zirvesine dikmesi hiç de uzak bir hayal değil. Çünkü Filenin Sultanları bize şunu defalarca gösterdi.

İnanırsan, çalışırsan, mücadele edersen ve birlikte hareket edersen imkansız diye bir şey yoktur.

Bugün yapılması gereken çok basit.

Eleştirmek değil…

Tartışmak değil…

Başarıyı küçümsemek hiç değil.

Bugün alkışlamak gerekiyor.

Sahaya çıkan her bir sporcuyu…

Teknik ekibi…

Daniele Santarelli’yi…

Yıllardır bu yapının büyümesine emek veren herkesi…

Ve elbette tribünlerde, ekran başında, sokaklarda bu büyük heyecana ortak olan milyonları… Gönülden kutlamak gerekiyor.

Çünkü onlar yalnızca bir kupa kazanmadı. Onlar Türkiye’ye büyük bir gurur yaşattı.

Onlar çocuklara yeni hayaller kurdurdu.

Onlar Türk kadın sporunun neleri başarabileceğini dünyaya gösterdi.

Ve en önemlisi… Ay-yıldızlı bayrağımızı Avrupa’nın zirvesinde bir kez daha dalgalandırdı.

Filenin Sultanları… Sizler sahada sadece voleybol oynamıyorsunuz.

Bir ülkenin umudunu, gururunu ve inancını taşıyorsunuz. Bugün Avrupa’nın zirvesinde siz varsınız. Yarın dünyanın zirvesi neden olmasın?

İyi ki varsınız Sultanlar.

İyi ki bu ülkenin gururusunuz.

İyi ki ay-yıldızlı formayı taşıyorsunuz.

Avrupa’nın şampiyonu oldunuz.

Şimdi sıra yeni destanlarda…

Türkiye sizinle gurur duyuyor!

Şampiyon Filenin Sultanları’na sonsuz tebrikler…

Yolunuz açık, başarılarınız daim olsun.