Bir Akademisyen, Bir Yazar, Bir Diyarbakır Kadını:
Özge Cengiz
Onun hikâyesi:
Mehmetçik İlkokulu’ndan üniversite kürsülerine uzanan bir yolculuk…
Bazen bir kitap sayfasında,
bazen öğrencilerine anlattığı bir derste,
bazen de Diyarbakır’ın bir türküsünde yaşamaya devam eder.
Diyarbakır’ın kültürüyle büyüyen, bilgisini yeni kuşaklara aktaran bir akademisyen:
Özge Cengiz.
1983 yılında Diyarbakır’da dünyaya geldi.
Mehmetçik İlkokulu’nda başlayan eğitim yolculuğu, Nevzat Ayaz Anadolu Lisesi’nde devam etti.
Kitaplarla kurduğu bağ onu Ege Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne götürdü.
2009 yılında Mardin Artuklu Üniversitesi’nde akademik hayata adım attı.
Yıllar boyunca ders anlattı, tezler yönetti ve çok sayıda öğrenci yetiştirdi.
Öğrencileri için yalnızca bir akademisyen değil, aynı zamanda yol gösteren bir eğitimci oldu.
Çünkü eğitim onun için yalnızca bilgi aktarmak değildi.
İnsana dokunmaktı.
Bir gencin hayaline ortak olmaktı.
Bir öğrencinin yolunu aydınlatabilmekti.
Makale, araştırma ve projeleri çeşitli dergi ve kitaplarda yayımlandı.
Bu çalışmaların en önemlilerinden biri ise:
“Modernleşme ve Gelenek Arasında Türk Romanında Gündelik Hayatın Yeniden İnşası (1870–1901)”
adlı kitabı oldu.
Romanlar aracılığıyla bir dönemin insanını ve gündelik yaşamını inceledi.
Aynı zamanda Diyarbakır’ın müziğini, sözlü kültürünü ve toplumsal hafızasını araştıran bir isim oldu.
Çünkü insan hangi şehre giderse gitsin, çocukluğunun seslerini içinde taşır.
Diyarbakır’ın türküleri…
Sokakları…
Taş evleri…
Avluları…
Ve geçmişten bugüne uzanan kültürel mirası…
Bu sesler ve bu hafıza, onun akademik çalışmalarına da hayatına da yön verdi.
Bugün Özge Cengiz;
Bir akademisyen…
Bir yazar…
Bir anne…
Ve memleketine gönülden bağlı bir Diyarbakır kadını olarak üretmeye devam ediyor.
Çünkü bazı insanlar yaşadıkları şehrin yalnızca tanığı olmaz.
Onun hafızasına da dönüşürler.