SİYASET

Bahçeli: CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler devlet ve milletin sorunudur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda CHP’de yaşanan krizden Terörsüz Türkiye hedefine, siyaset kurumunun sorumluluklarından Türk dünyası vizyonuna kadar birçok konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP’deki tartışmaların yalnızca bir parti meselesi olmadığını belirten Bahçeli, “Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi’ne yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin önemli mesajlar verdi. Siyaset kurumunun taşıdığı sorumluluğa dikkat çeken Bahçeli, toplumsal değişim süreçlerinin yeni sorunları da beraberinde getirdiğini belirterek, bu sorunlara çözüm üretmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi.

Bahçeli, “Milletimizi devamlılık esası içerisinde aydınlık geleceğe taşıyacak kurumlarda yaşanan değişime bağlı olarak ortaya çıkan problemlere çözüm aramak en büyük ödevimizdir. İçinde bulunduğumuz dönemde genel olarak siyaset kurumunda yaşanan problemlere karşı daha hassas olmamız ise zorunludur. Çünkü millet varlığı, devlet gerçeği, siyasal ve toplumsal düzen siyaset kurumuyla doğrudan orantılıdır ve hatta bu kurum üzerine yükselmektedir” ifadelerini kullandı.

Siyasetin ahlaki değerlerden bağımsız düşünülemeyeceğini vurgulayan Bahçeli, “Siyasetçi de ahlaki değer yargıları ve sorumluluk duygusu ile hareket etmeli, ilkeli siyasetten taviz vermemelidir. Ahlaki yargılar ve sorumluluk duygusu gerçek siyasal davranışın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu bakımdan söz ve eylem arasında tutarlılık değerli, amaç ile araç ilişkisine temel değerlerimizi kurban etmemek önemlidir” dedi.

CHP'deki kriz derinleşiyor

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Bahçeli, parti içindeki gerilimin her geçen gün arttığını belirterek sağduyu çağrısında bulundu.

Bahçeli, “CHP hakkında mutlak butlan kararı verildiği andan itibaren tarihi bir sorumluluk ile sağduyu ve itidal çerçevesinde hareket edilmesi konusunda açıklamalarda bulunduk. Fakat bu meselenin akla, mantığa ve hukuka uygun bir biçimde çözüme ulaştırılmaktan ziyade parti içindeki bölünmeyi her geçen gün daha da derinleştirdiği görülmektedir” dedi.

CHP’nin tarihsel rolüne vurgu yapan Bahçeli, “CHP’nin Cumhuriyetle yaşıt olduğu gerçeği dikkate alındığında bu söylem sadece bir meşruiyet arayışı ve siyasi avantaj sağlama aracı olarak dillendirilmiyorsa CHP’nin toplumsal ve siyasal hayatta birleştirici ve bütünleştirici bir rolü olduğu göz ardı edilmemelidir. Dile getirilen tarihsel iddiaya rağmen CHP bugünkü durumuyla kurucu kodlarından çok uzakta bulunmakta, tarihi sorumluluğunu yüklenememektedir” ifadelerini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel’i de eleştiren Bahçeli, “Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Hatta tavır, tutum ve kullandıkları üslup ile sosyolojilerini kendi içlerinde kutuplaştırmaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Özgür Özel’in tutumuna ilişkin ise Bahçeli, “Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Her ne kadar Sayın Özel, hukuki bir meseleyi siyasi bir mesele şeklinde tartışıp yaşanılanları araçsallaştırarak kendi lehine menfaat sağlama amacı gütse de bu yol doğru yol değildir” dedi.

CHP’de yaşananların ülke siyaseti açısından da önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, “Unutulmamalıdır ki CHP’nin iç sorunu gibi görünen meseleler aynı zamanda devlet ve milletin de sorunudur. Toplumsal huzuru bozan, siyasal istikrarı tehlikeye atan, hukuka güveni sorgulayan bu tavır sürdürülebilir değildir. Bunun için devlet ve milleti ilgilendiren her konu gerçekliğin ve sağduyunun zemininde tartışılmalı, istikrar ön planda tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bahçeli ayrıca, “Sayın Özel ve Sayın Kılıçdaroğlu’na düşen şapkalarını önlerine koyarak samimi bir özeleştiri yapmak ve hakikati perdelemeden soruna çözüm bulmaya çalışmaktır” dedi.

Fırsatçı siyaset eleştirisi

Diğer siyasi partilerin CHP’de yaşanan süreç karşısındaki tutumunu da değerlendiren Bahçeli, bazı partilerin fırsatçı davrandığını savundu.

Bahçeli, “Gelinen aşamada diğer partilerin bir kısmının ortaya koydukları politik tavır ‘selin önünden kütük kapma’ siyasetidir. Kendilerinin içerisinde bulundukları varoluş kaygıları fırsatçı bir tavır ile meseleye yaklaşmaları neticesini vermektedir. Söz konusu partilerin çoğu zaten bir mefkûreden yoksun ve sadece konjonktürel bir varoluşa sahiptirler” ifadelerini kullandı.

Söz konusu partilerin toplumsal sorunlara çözüm üretmekten uzak olduğunu belirten Bahçeli, “Gerçeklikten yoksun sadece dar ölçekli bir toplumsal kesimi baştan çıkarıcı retorikten ibaret olan siyasi söylem heyecan verir ama ekmek vermez, arzu üretir ama sorun çözmez. Sebep sonuç analizinin yapılmadığı sadece basit ve günübirlik bir anlayışın hâkim olduğu siyasi dil, yapmak için değil bozmak ve hatta yıkmak için işlev görür” dedi.

Terörsüz Türkiye ve Türk dünyası vurgusu

Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirten Bahçeli, Türk dünyası ve İslam coğrafyasıyla olan bağların önemine dikkat çekti.

Bahçeli, “İç cephemizi tahkim etme adına bir olacağız, birlikte olacağız, aramıza ayrıyı gayrıyı koymadan binlerce yıllık kardeşlik hukuku ve gelecek düşüncesi ile hep beraber daha güçlü yarınlara ulaşacağız. Türk dünyası ile kan kardeşliği, İslam dünyası ile din kardeşliği hukukumuz, çok güçlü bağlarımız var. Bunu asla unutmamak gerekir” dedi.

Türk milletinin tarihsel mirasına vurgu yapan Bahçeli, “Biz imdadı başka yerde aramaz, gücümüzü başkasından almayız. Bizim esin kaynağımız tarihimizdir. İlhamımızı Mete Han’dan, Sultan Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alırız. Tarihimizde bazen geri çekilmeler olmuşsa da kılıcımız yeniden keskinleşmiş, yayımız gerilmiştir” ifadelerini kullandı.

Terörsüz Türkiye hedefinin devlet politikası niteliği taşıdığını vurgulayan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye politikasındaki kararlılığımızın herhangi dış bir etkiye bağlı olarak değişim göstermesi söz konusu olamaz. Bizim önceliğimiz birlik ve kardeşliğimizi teminat altına alacak terörsüz Türkiye hedefimizi başarıya ulaştırmaktır. Etrafımızdaki ateş çemberinden daha güçlü çıkmak, yeniden dünyaya nizam veren bir devlet ve millet haline gelmek için terörsüz Türkiye önemli bir eşiktir” dedi.

Terörün toplumsal birlikteliği hedef aldığını belirten Bahçeli, “Son dönemdeki gelişmeler terör belasının vatanımızda Türk’ün ve Kürt’ün arasına sokulmuş bir nifak tohumu olduğunu hepimize göstermiştir. Terör, emperyalizmin maşasıdır. Biz terörsüz Türkiye dedikçe yerinden zıplayanlar da emperyalizmin değirmenine su taşımakta, yelkenine rüzgâr olmaktadır” ifadelerini kullandı.

Toplumsal birlik mesajı veren Bahçeli, “Ne Türk’ün düşmanı Kürt, ne de Alevi’nin düşmanı Sünni’dir, olmamalıdır ve olmayacaktır. Hep söylediğim gibi biz hep beraber Türkiye’yiz, hep birlikte Türk milletiyiz” dedi.