Anayasa Mahkemesi (AYM), Barış için Akademisyenler bildirisine imza attıkları gerekçesiyle disiplin cezası verilen akademisyenlerin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine hükmetti.

AYM, barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle haklarında hem adli hem idari soruşturma başlatılan ve disiplin cezası verilen akademisyenlerin başvurusunu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, aralarında Deniz Pelin Dinçer Akan, Işıl Çakan Hacıibrahimoğlu, Rabia Beyza İnan, Çağatay Yağcı ve Ayşe Nevin Yıldız’ın da bulunduğu akademisyenlere disiplin cezası verilmesini ifade özgürlüğünün ihlali saydı. Başvuruculardan ikisine 10 bin diğerlerine 13 bin 500 lira manevi tazminat ödenmesine hükmedildi.

Kanuni boşluk oluştu

Kararın gerekçesinde, Yüksek Mahkeme’nin daha önce açılan bir davada, akademisyenlerin disiplinle ilgili işler yönünden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki kurallara tabi kılınamayacağı yönünde karar vererek, bu konuda Yükseköğretim kanununa eklenen maddeyi iptal ettiği hatırlatıldı. Ancak iptal kararından sonra, kanun koyucunun bir süre bu konuda düzenleme yapmadığına ve bu nedenle öğretim elemanlarının eylemlerinin disiplin yönünden değerlendirilmesinde uygulanacak kural yönünden bir yasa boşluğu oluştuğuna değinilen kararda, bu süreçte Danıştay’da açılan başka bir davada da 657 sayılı kanunun ilgili bölümlerinin uygulanması yönünde karar çıktığına ve YÖK’ün de bunu uygulamaya koyduğuna atıfta bulunuldu.

“İlgisiz yollama ile kanun boşluğu doldurulamaz”

Kararda, öğretim üyelerinin statülerinin özel kanunla belirlendiğine dikkat çekilerek, “Kanun boşluğu kanun koyucu tarafından doldurulmadığı müddetçe 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'ndaki ilgisiz bir yollama üzerinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki hükümler bahse konu hukuksal boşluğun doldurulmasında kullanılamaz” denildi. “Mevcut yollamaların, kanun koyucunun öngörmediği iptal kararı sonrasında oluşan kural eksiliğini kapsayacak şekilde genişletilmesinin kanun sistematiği ile bağdaşmayacağı” kaydedilen kararda, Danıştay dairelerinin verdikleri kararlar arasında dahi uygulanacak kuralın belirlenmesindeki madde atıflarının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nu işaret ettiğine ilişkin fikir birliği olmadığı anlatıldı.

“Kanun koyucunun iradesine aykırı”

Kararda, şöyle denildi: “Sonuç olarak kanun koyucu, normun iptaline ilişkin kararın yürürlüğe girmesi için verilen sürede düzenleme yapmayarak bir tercihte bulunmuştur. Dolayısıyla oluşan hukuksal boşluğun kanun koyucunun iradesi ile ortaya çıktığı kabul edilmelidir. Bu nedenle derece mahkemelerinin ilgili YÖK kararı ve yüksek yargı kararlarından hareketle öğretim elemanlarının Anayasa'da vurgulanan özelliklerini ve kanun koyucunun iradesini gözetmeksizin 657 sayılı Kanun'a başvurması, Anayasa'nın amir hükmüne ve kanun koyucunun düzenleme yapmamak yönündeki iradesine aykırı bir yorum olmuştur”

Hesabındaki parayı çekemeyince müşterileri rehin aldı! Hesabındaki parayı çekemeyince müşterileri rehin aldı!

Kararın altında Fidan’ın da imzası var

Öte yandan AYM Birinci Bölümü’nün oy birliği ile aldığı kararda, İstanbul’da terör suçlarından sorumlu Cumhuriyet Başsavcı vekili olduğu dönemde, 3 akademisyenin tutuklanmasını sağlayan ve toplam 733 akademisyen hakkındaki soruşturmayı bizzat yürüten AYM üyesi İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. 

Kaynak: T24