DÜNYA

Alman heyeti Kabil’e gidiyor

Almanya, Taliban’ı Afganistan’ın meşru hükümeti olarak tanımıyor. Ancak Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Taliban ile doğrudan ilişki kurmaya hazır olduğunun işaretini verdi. Görünüşe göre tarih de belirlendi. Almanya Taliban ile görüşen tek Avrupa ülkesi değil.

Almanya bugüne kadar, Taliban ile resmi bir diplomatik ilişki kurmadı. Bu durum yakında değişeceğe benziyor. Almanya’dan Afganistan’a daha fazla mülteciyi sınır dışı etmenin pazarlığını yapmak için Alman yetkililerin Kabil’e gitmesi planlanıyor.

İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt’in yaptığı açıklamaya göre, Federal Hükümet Taliban yönetimiyle sınır dışı görüşmelerine Afganistan’ın başkenti Kabil’de başlıyor. Muhafazakar bakan Bild am Sonntag gazetesine verdiği demeçte, Afganistan’a sınır dışı işlemlerinin düzenli olarak yapılabilmesi gerektiğini söyledi. İşte bu yüzden artık Kabil ile doğrudan görüşüyoruz diyen Dobrindt, “böylece suçlular ve tehlike oluşturan kişiler gelecekte kararlı bir şekilde sınır dışı edilebilecek” diye konuştu. Federal İçişleri Bakanlığı’ndan yetkililer, Taliban mensupları ile sınır dışı konusunu görüşmek üzere Ekim’de Kabil’e gidecek. Bakanlık bunun işaretlerini çok önceden vermişti.

Konu tartışmalara neden oldu, tepkiler sert
Alman yetkililerin Taliban ile doğrudan temas kurması tartışmalı, çünkü Almanya Taliban’ı radikal İslamcı bir grup olarak tanımlıyor, kadın ve insan haklarını hiçe saydıkları için uluslararası alanda tecrit edilmesi gerektiğini savunuyor. Taliban iktidara geldikten sonra Almanya, Katar’ın aracılığıyla Afganistan’a iki kez sınır dışı işlemi gerçekleştirdi. Önceki iktidar döneminde, Ağustos 2024’te 28 hükümlü suçlu Kabil’e gönderildi. Temmuz’da ise bir uçakla 81 erkek Afganistan’a sınır dışı edildi. Bunlar arasında cinayet, cinsel suç, şiddet ve uyuşturucu suçlarından sabıkalı kişiler vardı.

“Terör meşrulaşıyor”
Çok sayıda yardım kuruluşu ve muhalif politikacısı Alexander Dobrindt’in açıklamasını sert biçimde eleştirdi. Yeşiller milletvekili Luise Amtsberg TAZ gazetesine verdiği röportajda, Taliban ile bu tür diplomatik bir ilişki kurmanın terörü ve baskıyı meşrulaştırdığı, demokratik bir Afganistan için mücadele edenleri yarı yolda bırakmakla eşdeğer olduğunu söyledi.

Pro Asyl derneği de içişleri bakanını en sert eleştirenlerin başında geliyor. Haziran-Temmuz 2024’te 25 ülkenin temsilcileri Taliban ile Doha’da işbirliği konusunda görüştükten sonra dernek, bunun “ölümcül bir sinyal” olduğunu söylemişti. “Sürgündeki Afgan sivil toplumunun seslerini güçlendirmek yerine, Taliban rejiminin adım adım meşrulaştırılmak istendiğini ifade eden dernek yetkilileri şu soruyu da yöneltiyor; “üstelik Afganistan’a sınır dışı işlemlerini kolaylaştırmak için mi?” Ayrıca dernek, ülkedeki fiili durumun değişmediğini ve iyileşmediğini de vurguluyor.

Alman hükümetini mahkemeye veren Afganlar var
Deutsche Welle’nin haberine göre ise, bir başka ayrıntı da tepkilere neden oluyor. Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki hükümet, koalisyon sözleşmesine, tehdit altındaki Afganlar için pek çok kabul programını hızla ve kapsamlı şekilde sona erdirmeyi dahil etmişti. Bu, önceki iki hükümetin tam tersi bir politikaydı. Oysa bu programlar, Almanya için görev yapmış yerel çalışanlara ve ailelerine güvence vermişti. 2400’den fazla Afgan Pakistan’da Almanya’ya gelmeyi beklerken sınırdışı ile tehdit ediliyor. Bunlardan 28’i Federal Hükümeti mahkemeye vererek Almanya’ya gelmeyi başardı.

Taliban “hazırız” diyor ve Almanya’ya taleplerini iletiyor
Kabil’deki Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Abdul Kahar Balchi, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “Almanya’daki Afganlar için göçün bütün yönlerini kapsayan konsolosluk hizmetlerini yeniden başlatmaya hazır olduklarını belirtmişti. Taliban sözcüsü ayrıca Afganistan’a sınır dışı işlemlerinin Pakistan gibi komşu ülkeler üzerinden yapılmasını reddettiklerini belirtti. Bu tür uygulamaların geçerli anlaşmalara aykırı olduğunu ve ulusal güvenlik için tehdit oluşturduğunu söyledi. Sözcü ayrıca “Afganistan’ı baypas eden gayri resmi prosedürleri kabul etmeye hazır değiliz” dedi.

Büyük ölçüde izole edilmiş olan Taliban yönetimi bu yolla Berlin ile diplomatik ilişkiler kurmayı umuyor. Almanya’dan sınır dışı edilen kişilerin Afganistan’da cezalandırılması konusunu ise Taliban, ikili görüşmeler yoluyla çözmek istiyor.

Avusturya Taliban heyetini Viyana’da ağırladı
Taliban ile doğrudan temas kuran tek ülke Almanya değil. Avusturya İçişleri Bakanlığı da, Taliban rejimi ile Afgan mültecilerin, özellikle sığınma başvurusu reddedilmiş ya da suç işlemiş Afgan vatandaşlarının geri gönderilmesini görüşmek için Afgan temsilcilerini Viyana’da kabul etti. Bu görüşmelerin amacı, Almanya ile ortak sınır dışı uygulamaları ve kaçak Afganların ülkesine doğrudan iadesini kolaylaştıracak mekanizmalar oluşturmak.

Avusturya Anayasa Mahkemesi de Taliban’ın iktidara gelmesinden sonra askıya alınan Afganistan’a sınır dışı işlemlerinin yeniden başlatılabileceğine dair kararlar verdi. Mahkeme, Taliban sonrası Afganistan’daki güvenlik seviyesinde iyileşme olduğunu, bireysel olarak “ağır tehdit” oluşturabilecek durumların sayısının azaldığını vb. değerlendirmelerle sınır dışı işlemlerinin mümkün olduğu hümünü verdi. Avusturya Hükümeti de Taliban’ı resmen tanımıyor ve bu görüşmelerin “diplomatik tanıma” anlamına gelmediğini iddia ediyor.

Taliban ile doğrudan temasta bulunan ilk ülke Norveç olmuş, Taliban delegasyonunu Oslo’da kabul etmişti. İtalya’nın da diplomatik ilişkileri yeniden başlatmak için adımlar attığı, Afganistan’a diplomat gönderme gibi planlar yaptığı belirtiliyor. Güvenlik koşulları oluşunca Afganistan ile diplomatik ilişkileri yeniden başlatma yönünde istek belirten bir başka ülke de İspanya oldu.