CHP'den istifa ederek AK Parti saflarına katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, sosyal medya hesabından yayımladığı açıklamayla parti değiştirme kararının gerekçelerini anlattı.
Tuzlalılara teşekkür ederek açıklamasına başlayan Bingöl, göreve geldiği günden bu yana tek amacının ilçenin kronikleşen sorunlarını çözmek olduğunu belirtti.
Bingöl, "Göreve geldiğim günden bu yana tek bir gayem oldu: Tuzla'nın kronikleşmiş sorunlarını çözmek ve siyasi parti ayrımı gözetmeksizin, her bir komşumun hakkını, hukukunu korumak" ifadelerini kullandı.
"Tuzla tarihinin en büyük barınma kriziyle karşı karşıyayız"
Yaklaşık iki yıldır çözüm aradıkları en önemli sorunun barınma ve mülkiyet krizi olduğunu belirten Bingöl, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu'nun raporuna işaret etti.
Bingöl, "İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Teftiş Kurulu tarafından gönderilen rapor doğrultusunda; yaklaşık 50 bin vatandaşımızın evlerinin yıkılması riski ortaya çıkmış, 16 bin dairenin elektrik, su ve doğal gazının kesilmesi talimatı verilmiştir" dedi.
Sorunun yalnızca hukuki ve teknik bir imar meselesi olmadığını savunan Bingöl, bunun aynı zamanda insani bir kriz olduğunu belirtti.
"İBB'nin de büyük sorumluluğu var"
İBB'nin süreçte sorumluluğu bulunduğunu öne süren Bingöl, şu değerlendirmede bulundu:
"Üstelik, yıllar boyunca İmar Kanunu açısından sorunlu uygulamaların hayata geçirilmesini sadece seyretmekle yetinen ve meselenin içinden çıkılmaz hale gelmesine müdahale etmeyen İBB'nin de büyük sorumluluğu vardır."
İdarelerin yaptığı hataların bedelini vatandaşların ödememesi gerektiğini ifade eden Bingöl, "İdarelerin yaptığı hataların bedelini 50 bin masum Tuzlalının, çocukların, ailelerin ödemesini kabul etmemiz hukuken de vicdanen de kabul edilemez" dedi.
"Çözüm için bir arpa boyu yol alamadık"
Sorunun çözümü için mevcut siyasi zeminde her türlü girişimde bulunduklarını belirten Bingöl, "Bu büyük felaketi önlemek, temel insan hakkı olan barınma ve mülkiyet sorunlarını çözerek, Tuzla'nın geleceğini kurtarmak için mevcut siyasi çatımız altında ve İBB nezdinde, konudan haberdar olduğumuz ilk günden itibaren her türlü girişimde bulunduk. Çözüm modelleri ürettik, rızaya dayalı alternatifler sunduk. Maalesef, tüm çabalarımıza rağmen çözüm noktasında bir arpa boyu yol alamadık" ifadelerini kullandı.
"Karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak daha doğru"
Bingöl, yaşanan süreç nedeniyle siyasi bir tercih yapmak zorunda kaldığını belirterek, şöyle devam etti:
"Eğer siyaset, halkın barınma hakkının önünde engelse, artık bir karar vermem gerekiyordu. Ben bugün o kararı veriyorum."
Parti sadakatinin önüne vatandaşların çıkarlarını koyduğunu söyleyen Bingöl, "50 bin insanın evsiz kalma riskini, çocukların geleceğinin kararmasını sessizce izleyip 'parti disiplini ve sadakati' kavramlarının arkasına sığınmayı reddediyorum" dedi.
Sorunun çözümü için merkezi yönetimle birlikte hareket etmenin gerekli olduğuna inandığını ifade eden Bingöl, "Geldiğimiz noktada sorunun çözümü için karar verici iradeyle aynı zeminde çalışmak Tuzlalılar adına daha doğru bir karardır. Çünkü benim asıl sorumluluğum, bana oy veren ya da vermeyen bütün Tuzlalılaradır" ifadelerini kullandı.
"Yoluma AK Parti çatısı altında devam edeceğim"
Aldığı kararın kolay olmadığını vurgulayan Bingöl, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bu nedenle, benim için çok zor ama vicdanımın doğru olduğuna inandığı bir karar aldım. Bugünden itibaren yoluma Adalet ve Kalkınma Partisi çatısı altında devam edeceğim."
Kararının siyasi kariyer değil, Tuzla'nın geleceği için alındığını savunan Bingöl, "Bu kararın merkezinde siyasi ikbalim değil, Tuzla'nın geleceği var" dedi.
Eleştirileri saygıyla karşıladığını belirten Bingöl, "Defalarca dile getirdiğim gibi, bedeli ne olursa olsun 50 bin insanı evsiz bırakmanın vebalini asla boynuma almayacağım" ifadelerini kullandı.