Hayatını kaybeden kişinin, Minneapolis’te yaşayan ve yoğun bakım hemşiresi olarak görev yapan Alex Pretti olduğu açıklandı. Son olayla ilgili yetkililer tarafından doğrulanan ve internette yayılan bir videoda, bir kişinin yerdeyken çok sayıda ajan tarafından çevrelendiği ve dövüldüğü görülüyor. Görüntülerde birkaç el silah sesi duyuluyor ve ardından adamın hareketsiz şekilde yerde yattığı anlaşılıyor.
ICE tarafından öldürülen ikinci ABD vatandaşı
Bu vakayla birlikte kentte sivillerin öldüğü ikinci silahlı olay yaşanmış oldu. Yaklaşık üç hafta önce de ABD vatandaşı Renee Good, bir ICE ajanı tarafından vurularak hayatını kaybetmişti.
Olayın ardından güvenlik güçleri, bölgenin “son derece gergin ve tehlikeli” bir hâl aldığını belirterek protestoculara çevreden uzak durmaları çağrısında bulundu.
Polis, cinayeti protesto etmek amacıyla düzenlenen gösteriyi “yasa dışı toplanma” ilan etti. Kalabalığın büyümesi üzerine güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz kullandı. Protestocular ise güney Minneapolis’te restoranların yoğun olduğu bir bölgede çöp konteynerleriyle yolları kapattı.
Minnesota Valisi Tim Walz, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Federal ajanlar tarafından gerçekleştirilen bir başka korkunç silahlı saldırının ardından Beyaz Saray’la görüştüm. Minnesota artık buna katlanamaz. Bu kabul edilemez,” ifadelerini kullandı.
Walz, daha sonra yaptığı açıklamada, ölümle sonuçlanan olayın soruşturmasının federal makamlarca değil, eyalet yetkilileri tarafından yürütüleceğini belirtti. “Minnesotalılar ve yerel kolluk kuvvetleri tansiyonu düşürmek için çaba gösterdi. Aynı sorumluluğu federal hükümet de üstlenmeli. Başkan’a bir kez daha sesleniyorum: Minnesota’daki kaos ve şiddeti körükleyen 3 bin federal ajan geri çekilmeli,” dedi.
İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) ise açıklamasında, bir kişinin yarı otomatik bir silahla görevlilere doğru yaklaştığını, silahın alınmaya çalışıldığı sırada “şiddetle direndiğini” ve bunun üzerine bir ajanın kendi hayatı ile diğer görevlilerin güvenliği için ateş açtığını savundu.
Minneapolis polisi, yaşamını yitiren kişinin ruhsatlı ve taşıma izni bulunan yasal bir silah sahibi olduğunu bildirdi.
Minneapolis Belediye Başkanı Jacob Frey de haftalardır süren ve zaman zaman şiddetlenen protestolara yol açan federal göçmenlik operasyonlarının sona erdirilmesi çağrısında bulunarak ABD Başkanı Donald Trump’a seslendi. Frey, “Bu bir liderlik anı. Minneapolis’i ve Amerika’yı önceleyin. Barışı tesis edelim ve bu operasyonu durduralım” dedi.
Trump yönetiminin göçmen karşıtı politikaları kapsamında binlerce ICE ajanı gönderdiği kent, 7 Ocak’ta Renee Good’un federal ajanlar tarafından vurularak öldürülmesinden bu yana artan protestolara ve toplumsal gerilime sahne oluyor.
Otopsi raporunda Good’un ölümünün “cinayet” olarak sınıflandırıldığı belirtilirken, bu tanımın otomatik olarak cezai sorumluluk anlamına gelmediği vurgulandı. Good’u vuran ajan Jonathan Ross’un görevden alınmadığı ve hakkında herhangi bir suçlama yöneltilmediği de aktarıldı.
Öte yandan, bu hafta ajanların bir şüphelinin babasını gözaltına almak isterken beş yaşındaki bir çocuğu da alıkoyması, kamuoyundaki tepkiyi yeniden alevlendirdi.
Hükümet kapanmasına neden olabilir
İkinci bir ABD vatandaşının daha ICE ajanları tarafından öldürülmesiyle federal hükümetin kısmi olarak kapanması ihtimali de güçlendi.
Semafor Kongre Bürosu Şefi Burgess Everett’in aktardığına göre, ABD vatandaşı Alex Pretti’nin öldürülmesinin ardından, kasım ayında hükümetin yeniden açılmasını sağlayan iki partili uzlaşmaya destek veren bazı Senato Demokratları, İç Güvenlik Bakanlığı’nı (DHS) içermesi hâlinde altı maddelik yeni bütçe paketine karşı çıkacaklarını açıkladı.
Bu tutum, söz konusu bütçe düzenlemesinin Senato’dan geçmesi için gereken 60 oy barajına ulaşmasını zorlaştırıyor. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, cumartesi gecesi yaptığı açıklamada, “DHS bütçe tasarısı paket içinde yer alırsa, Senato Demokratları ödenek yasasının ilerlemesi için oy vermeyecek” dedi.
Demokrat senatörlerin pazar akşamı bir araya gelerek yol haritalarını değerlendirmesi, çarşamba günü ise yüz yüze bir grup toplantısı yapması bekleniyor. Mevcut takvime göre, cuma akşamı itibarıyla federal hükümetin geniş bir bölümünün finansmanı sona erecek.
Pretti’nin ölümünden önce de hükümetin kapanmasının zor ama mümkün olduğu değerlendiriliyordu. Cumhuriyetçi liderler, Demokratlar açısından daha kabul edilebilir bazı kurumların bütçeleriyle DHS ödeneğini aynı pakette birleştirerek tasarıyı geçirmeyi hedefliyordu. Cumartesi sabahına kadar Demokratların bu pakete destek vereceğinden emin oldukları belirtiliyor.
Ancak Pretti’nin vurularak öldürülmesinin ardından, DHS bütçesi paketin içinde kaldığı sürece ne bakanlığın ne de federal hükümetin geri kalanının nasıl finanse edileceğine dair net bir yol görünmüyor.
Nevada Senatörü Catherine Cortez Masto, cumartesi günü yaptığı açıklamada Temsilciler Meclisi’nden geçen ve hükümetin geri kalanını kapsayan beş bütçe tasarısına destek vereceğini, ancak mevcut DHS bütçesine karşı olduğunu söyledi. Cortez Masto, geçen sonbaharda 43 gün süren rekor kapanma sırasında hükümeti finanse eden oylamalara defalarca destek vermişti.
Virginia Senatörü Tim Kaine ise, Pretti’nin ölümünden önce de, bu ay başında Minneapolis’te ABD vatandaşı Renee Good’un ICE tarafından vurulmasının ardından İç Güvenlik Bakanlığı’nın bütçesine oy veremeyeceğini açıklamıştı.
Kasım ayında hükümetin yeniden açılmasına destek veren bir diğer Demokrat Senatör Jacky Rosen da, “Bu kurumun yetki aşımını sınırlayacak ve daha fazla hesap verebilirlik ile şeffaflık sağlayacak önlemler alınana kadar, bu ajansı finanse eden herhangi bir bütçe paketine karşı oy kullanacağım” dedi.
ICE’nin Maine eyaletinde de operasyon yürütmesi, bu eyaleti temsil eden bağımsız Senatör Angus King ile Senato Ödenekler Komitesi’nin Cumhuriyetçi Başkanı Susan Collins’i de baskı altına aldı. King’in sözcüsü cumartesi günü konuya ilişkin yorum yapmadı. Collins ise Trump yönetiminden Maine’deki ICE faaliyetlerine dair ek bilgi talep etti.
Cumhuriyetçi liderlerin, Temsilciler Meclisi’nden geçen ve DHS harcamalarını da içeren altı maddelik bütçe paketini Senato’dan geçirebilmesi için en az yedi Demokrat senatörün desteğine ihtiyacı bulunuyor. Söz konusu DHS tasarısı, geçen hafta Meclis’ten kıl payı geçmişti.
Öte yandan bazı federal kurumların mali yıl sonuna kadar olan finansmanı, geçen yıl Kongre’den geçen ve Donald Trump tarafından imzalanan bir yasayla hâlihazırda güvence altına alınmış durumda.
Demokratlar, önümüzdeki hafta DHS maddesini paketten çıkararak hükümetin geri kalanını finanse etmeyi ve ICE tartışmasını ayrı bir hatta sürdürmeyi de gündeme alabilir. Ancak Senato’da yalnızca 47 sandalyeye sahip olan Demokratlar için bu seçeneğin hayata geçirilmesi de zor görünüyor.
Washington’da şu anda ciddi bir pazarlık gücüne sahip olmayan Demokratlar, Temsilciler Meclisi ve Senato’da azınlık konumunda bulunuyor. Ayrıca olası bir DHS kapanmasının etkisinin sınırlı kalacağı da vurgulanıyor. Cumhuriyetçilerin geçen yıl parti çizgisinde kabul ettirdiği vergi yasası, ICE’ye milyarlarca dolarlık ek kaynak sağlayarak kurumun, ABD tarihinin en uzun hükümet kapanması sırasında dahi faaliyetlerini sürdürmesine imkân tanımıştı.
Demokratlar ise, tıpkı geçen sonbahardaki sağlık sistemi kapanması tartışmasında olduğu gibi, ICE’ye karşı sert bir tutum alırken kamuoyu desteğinin yanlarında olduğunu düşünüyor. Ancak bu yaklaşım, ABD’yi bir kez daha hükümet kapanması ihtimaliyle karşı karşıya bırakabilir.