ABD Başkanı Donald Trump, New York Post gazetesine özel mülakat verdi. İran’da üst düzey yöneticilerin, ABD ve İsrail saldırılarında öldürüldüğü için “rejimde değişiklik olduğunu” savunan Trump, "Geçmişteki (isimler) gittiği için tam bir rejim değişikliği oldu, şu an tamamen yeni bir grup insanla karşı karşıyayız" dedi.
"Kalibaf’ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını bir hafta içinde göreceğiz"
Trump, yeni isimlerin “şimdiye kadar çok daha makul davrandıklarını" öne sürerek, İran İslami Danışma Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın ABD ile çalışıp çalışmayacağını da “bir hafta içinde” göreceklerini söyledi.
İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney'in yaşayıp yaşamadığı ile ilgili sorulara da Trump, "Ondan kimse haber alamıyor. Çok ciddi şekilde yaralı. Muhtemelen (hayatta) ama son derece kötü durumda olduğunu düşünüyoruz" yanıtını verdi.
Tartışmaların odağındaki isim Kalibaf
İran'da askeri geçmişi, eski komutanı olması nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığı, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran’ın en güçlü isimleri arasında yer alan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, son günlerde ABD ile olası temaslara ilişkin spekülasyonların gündeme gelmesiyle, hem İran iç siyasetindeki kritik rolü hem de bölgesel karar süreçlerindeki etkisiyle yeniden uluslararası tartışmaların odağı haline geldi.
Ülkede 2020’den bu yana Meclis Başkanı olarak görev yapan İranlı siyasetçi, özellikle kriz dönemleri ve stratejik karar süreçlerinde etkili isimlerden biri haline geldi. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani'nin saldırılarda hayatını kaybetmesi gibi son dönemde İran yönetiminde yaşanan sarsıntı ve kritik gelişmelerin Kalibaf'ın sorumluluk alanını daha da genişlettiği değerlendiriliyor.
Kalibaf bu noktaya uzun ve çok katmanlı bir kariyerin sonucu ulaştı. 1961’de Meşhed'de doğan Kalibaf, genç yaşta askeri hayata atıldı ve Iran-Irak Savaşı sırasında hızla yükseldi. Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde tugay ve tümen komutanlıkları yaptıktan sonra 1990’larda Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetlerinin başına geçti. 1999’da ise doğrudan devlet güvenlik aygıtının merkezine taşındı. ABD-İsrail'in 28 Şubat'taki saldırısında hayatını kaybeden dönemin İran lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından, ülkenin polis teşkilatının başına getirildi. Bu dönemde güvenlikçi yaklaşımıyla öne çıktı ve özellikle öğrenci protestolarına karşı sert tutum çağrılarıyla tanındı.
2000’li yılların ortasında askeri ve güvenlik bürokrasisi kariyerden siyasete geçiş yaptı. 2005’te cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak seçimi kaybetti. Aynı yıl Tahran Belediye Başkanı seçildi ve bu görevde yaklaşık 12 yıl kaldı. Belediye başkanlığı döneminde altyapı ve kentsel projelerle dikkat çekti ancak aynı zamanda yolsuzluk iddiaları ve gelir eşitsizliği eleştirileriyle karşı karşıya kaldı. Ulusal siyasetteki iddiasını sürdürerek 2013 ve 2024 seçimlerinde de cumhurbaşkanlığına aday oldu, ancak yine kaybetti. Buna rağmen sistem içindeki ağırlığını koruyarak, 2020’de Meclis Başkanlığına yükseldi.
Bugün gelinen noktada Kalibaf, askeri geçmişi, bürokratik deneyimi ve siyasi ağı sayesinde İran’ın en güçlü isimleri arasında yer alıyor. ABD ile müzakere iddialarını reddetse de ilk kuşak liderlerden biri olarak ve eski bir asker kimliğiyle özellikle bölgesel krizler ve enerji güvenliği gibi konularda öne çıkıyor. Hürmüz Boğazı’nın geleceği gibi bir çok kritik konuda Kalibaf'ın karar alma süreçlerinde etkili olmaya devam edeceği öngörülüyor.




