Facianın arka planı
Özelleştirme sonrası Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen madende çıkan yangın kısa sürede faciaya dönüştü. O gün maden ocağında bulunan 787 işçiden 301'i hayatını kaybetti.
Faciadan önce de uyarılar gelmiş, ancak yanıt bulamamıştı. Soma'daki iş kazalarının artmasıyla birlikte konunun araştırılması amacıyla Meclis'te araştırma komisyonu kurulması için 2014 yılında bir önerge verildi. 29 Nisan'da TBMM gündemine gelen önerge AK Parti milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin reddedilmesinden 14 gün sonra, 13 Mayıs 2014'te Soma faciası yaşandı.
Şirket yetkililerinin yargılanması
Madeni işletenlere yönelik dava 2015'te başladı. İlk etapta 5'i tutuklu olmak üzere 51 kişinin yargılandığı dava, yerel mahkeme ile Yargıtay arasında gidip geldi. 2018'de sonuçlanan ilk kararla 37 kişi beraat etti; 14 sanık taksirle ölüme ve yaralanmaya sebebiyet vermekten cezalandırıldı. Mahkeme, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı 15 yıl, Genel Müdür Ramazan Doğru'yu 22 yıl 6 ay, İşletme Müdürü Akın Çelik'i 18 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm etti.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi ise 30 Eylül 2020'de bu kararı bozarak sanıkların "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetti. Bu karar, baştaCan Gürkan olmak üzere sanıkların binlerce yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalması anlamına geliyordu. Ancak bu sırada Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin üyeleri değişti; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 8 Ocak'ta bu karara itiraz etti ve yeni üyeler yaklaşık 6 bin sayfalık dosyayı 10 gün içinde inceleyerek olası kast kararını kaldırdı.
Yeniden yargılama sonucunda Can Gürkan'a 20 yıl, maden mühendisleri Adem Ormanoğlu ve Efkan Kurt'a 12'şer yıl 6'şar ay hapis cezası verildi; Haluk Evinç ise beraat etti. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 4 Nisan 2022'de yerel mahkemenin bu kararını onadı.
Verilen cezalar fiilen çok daha kısa bir infaza dönüştü. En yüksek cezayı alan Can Gürkan, ölen her madenci için ortalama altı gün hapis yatarak 2019'da tahliye oldu. Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve yardımcısı İsmail Adalı da yattıkları süre göz önünde bulundurularak Şubat 2021'de tahliye edildi; bu tarihten itibaren davada tutuklu sanık kalmadı.
Buna karşılık dava dosyasını takip eden ailelerin avukatları Selçuk Kozağaçlı veCan Atalay, Gezi Parkı davası nedeniyle hâlâ tutuklu bulunuyor.
Kamu görevlileri davası zamanaşımına uğradı
Ailelerin yıllarca talep ettiği kamu görevlilerinin yargılanması meselesi ayrı bir dava izledi. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı, 25 Aralık 2023'te Enerji ve Çalışma bakanlıkları bürokratları, müfettişler ve TKİ görevlileri dahil 28 kamu görevlisi hakkında kamu davası açtığını duyurdu. İlk duruşma 8 Mayıs 2024'te görüldü.
Nisan 2025'te yerel mahkeme, sanıkların bir kısmı hakkında beraat, bir kısmı hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdi. Aileler bu kararı istinafa taşıdı.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, istinaf aşamasında yerel mahkemenin beraat kararlarını "hukuken isabetli değil" diyerek kaldırdı. Ancak bu tespit sanıkların cezalandırılmasıyla sonuçlanmadı. Mahkeme, "görevi kötüye kullanma" suçundan yargılanan sanıklar hakkındaki davaların 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek davaların düşmesine karar verdi.
Kararda bazı sanıklar yönünden zamanaşımının 2020'de, diğerleri açısından ise 2022'de dolduğu belirtildi. Üstelik mahkeme, evlatlarını ve eşlerini kaybeden ailelerin "doğrudan zarar görme" koşulunu taşımadığı gerekçesiyle onların istinaf başvurularını da reddetti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu kararı kesin nitelik taşıyor.
"Hiç bir şey değişmedi"
Madende 26 yaşındaki oğlunu kaybeden Soma 301 Madenciler Derneği Başkanı İsmail Çolak, "Ermenek'te insanlar sular altında boğuldu, Şirvan'da toprak altında insanlar öldü, Amasya'da madende insanlar karbonmonoksitten zehirlenerek hayatını kaybetti. Hâlâ iş kazaları devam etmekte. 301 kişinin ölümü hiçbir şeyi değiştirmemiş" dedi.
TMMOB ise yıl dönümü açıklamasında İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine atıfla, Türkiye'de her yıl yaklaşık "7 Soma faciası" yaşandığını vurguladı.
Aileler, iç hukuktaki kalan yollar kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne başvurularını sürdüreceğini belirtiyor.